Arı sütü, 5-15 günlük işçi arıların yutak üstü salgı bezlerinden salgıladıkları bir maddedir. Jel halinde akıcı kıvamda, kremsi-beyaz renktedir. Tadı ekşi ve kokusu keskin fenolik yapıdadır. Yoğunluğu 1.1 g/cm³ olup kısmen suda çözünebilmektedir. Memeli hayvanların memesinde oluşan süt ile ilgisi olmadığı halde yavru beslenmesinde kullanılması ve süte benzeyen görünümü sebebiyle Türkçe'de süt olarak adlandırılmakta diğer dillerde ise kraliyete ait jel (İng: Royal jelly) olarak adlandırılmaktadır.

Arı sütü ana arının besini olup, besin değeri oldukça yüksektir. Ana arı ve işçi arılar yumurtadan çıktıklarında aynı genetik yapıya sahip olmalarına rağmen, larva döneminde farklı oranda ve sürede arı sütüyle beslenmeleri yapılarının farklılaşmasına neden olmaktadır. Sadece 6 günlük bu farklı beslenme sonucunda ana arı hastalıklara direnç kazanmakta, günde kendi ağırlığının iki katı kadar (1500-3000) yumurta üretebilmekte ve 6 yıl kadar yaşamaktadır. Diğer işçi arılar ise kolay hastalanırlar, dişi oldukları halde yumurta bırakamazlar ve sadece 2 ay yaşarlar. İki birey arasındaki bu derece farklılaşma sadece arı sütü ile beslenmelerinden kaynaklanmaktadır.

Arı sütü; yaklaşık %66 su, %14.5 karbonhidrat, %4.5 lipid, %13 aminoasit, B grubu vitaminlerinin tümüne ek olarak A, D, C, E vitaminleri, biyolojik aktif maddeler, önemli bazı mineral maddeler ve bir miktar da tespit edilemeyen maddeler içerir. Ayrıca 10 temel amino asitten (esansiyel) sekizini de (metionin, lösin, lizin, valin, fenil-alanin, treonin, triptofan, izolösin) doğal hormon ve enzimleriyle içermektedir. Metabolizma için çok önemli olan panteik asit (pantheic acid), asetilkolin (acetylcholine), protein, bağışıklık sistemini güçlendiren bir yağ asidi olan 10-HDA (10-Hydroxy-2 Decanoic Acid), sepanin asit (sepanine acid), hastalıkların iyileşme döneminden sonra sindirimi düzenlemek ve iştahı açmak için çok ideal olan oleik asit (oleic acid) içerir.

Arı sütünün ham maddesi nektar ve polendir. Sadece işçi arılar bunları bünyelerinde değişikliğe uğratıp, kafa içi salgı bezlerinin salgısını da ekleyip baldan daha kuvvetli ve besleyici bir madde olan arı sütüne dönüştürmektedir.

Bu arıların başlarının üstündeki bir bezede sakladıkları özel bir madde ile karıştırdıkları bu maddeye Arı Sütü denilmektedir.

İşçi arılar bu pelteyi büyümekte olan larva gözlerine koymaktadırlar. İlk 2 günde, bu kuvvetli protein gıdası bebek arıları (larvaları) küçük bir arıya dönüştürür. Bu işlem gerçekleştikten sonra, işçi arılar arı sütü üretimini azaltırlar ve sadece mevcut kraliçe arı ve bir sonraki kraliçe arı olarak seçilen arı için üretime devam ederler. Hem kraliçe arı hem de prenses arı bu gıda ile beslenmeye devam eder.

Arılar nektarı enerji maddesi olarak kullanırlar. Polen ise protein bakımından zengindir. Fakat arı sütü çok daha besleyici ve kuvvetli bir maddedir. Nitekim döllenmiş bir dişi yumurtadan işçi arı mı yoksa ana arı mı oluşacağı tamamen genç larvaların arı sütü ile beslenme derecesine bağlıdır. İşçi arı ve erkek arı olacak yumurtaların gözlerine sadece ilk 3 gün arı sütü konurken takip eden günlerde normal besin maddeleri konulur. Halbuki ana arı olacak işçi yumurtalarından çıkan larvalar ise 5 gün arı sütü ile beslenmektedirler. Dolayısıyla daha uzun süre arı sütü ile beslenen dişi larvaları 16 gün içinde ana arı olarak gelişimlerini tamamlarlar.

Görülüyor ki arı sütü ile beslenmenin uzun ya da kısa oluşu aynı karakterdeki iki yumurtadan farklı iki ferdin oluşmasına neden olmaktadır.

Arı sütü, kraliçe arının besini olup, besin değeri son derece yüksektir. Tüm yaşamı boyunca arı sütü ile beslenen kraliçe arının ömrünün uzunluğuna da en önemli işarettir. Diğer arılar sadece 2 ay yaşarken, kraliçe arının ömrü 6 yıldır.

Bu besinde, kraliçe arının niçin inanılmaz büyük, uzun ömürlü, verimli ve diğer arılarla mukayese edildiğinde neden daha fazla enerjiye sahip olduğunun sırrı saklıdır. Kraliçe arı, sadece arı sütü ile beslenerek sağlıklı ve güçlü kalmak için gerekli besinleri de sağlamaktadır.

Araştırmalar, arı sütünün insan vücuduna da, en az kraliçe arıya sağladığı kadar yarar sağladığını ortaya koymaktadır.  Arı sütü, bir çok çeşit etken madde: enzimler, aminoasitler, vitamin ve mineraller içermekle kalmayıp, metabolizma için çok önemli olan bileşenleri yapısında bulundurmaktadır. Arı sütünün yapısında %65- 70 su, %12- 15 protein, %1*7- 6*0 lipid, %10- 15 karbonhidrat, %0.7- 2.0 min. madde, % 0.5 fosfor, %0.6 kükürt, sodyum, potasyum, kalsiyum, magnezyum, demir, mangan, polen (eser miktarda) bulunur. Ayrıca çeşitli vitaminlerden B1, B2, B6, C, D, E ve nikotinik asit, pantotenik asit, biotin, folik asit gibi asitlerin yanında arı sütünde hala bilinmeyen az miktarda maddelerde bulunmaktadır.

Arı Sütünün İnsan Sağlığı Açısından Önemi :

•    Arı sütü organizmaya hareket, canlılık ve kuvvet verir.
•    İştahı arttırır, bitkinliği giderir.
•    İç bezlerin çalışmasını artırır.
•    Hastalıklara karşı direnci artırır.
•    Kan üretimini kolaylaştırarak anemiyi (kansızlığı) giderir.
•    Kan basıncının normal düzeyde kalmasına etken olur.
•    Kadınlarda kan dengesinin normale dönüşmesine yardımcı olur.
•    Damar sertliği, düşük ve yüksek tansiyona olumlu etkide bulunur.
•    Yaşlılıkta oluşan bitkinlik hallerini giderici etki yapar.
•    Bronşitli, astımlı ve veremli hastaların vücut direncini artırır.
•    Kalp damarlarında kanın yenilenmesini sağlar.
•    Vücuttaki hücrelerin yaşlanmasın geciktirir.
•    Sinir hastaları, depresyonu önler.
•    Mide ve bağırsaklardaki yaraların tedavisinde, böbrek ve idrar yolları hastalıklarının iyileşmesinde ve sarılığın tedavisinde önemli etkileri vardır.
•    Çeşitli kronik hastalıkların, romatizma ve ülserin tedavisinde kullanılır. Ayrıca saç dökülmesini ve beyazlamasını önlemede etkilidir.Süt salgı bezlerinin fonksiyonunu artırmada, cilt güzelliğini sağlamada önemlidir.

İnsan gıdası olarak tüketilecek arı sütünün saf halde taze olarak, bal ile çeşitli oranlarda karıştırılarak, liyofilize (kurutma) edildikten sonra kapsül, draje ve benzeri şekillere getirilerek kullanılması uygundur. Günlük doz olarak, bir kez sabah aç karnına veya günde iki kez sabah ve öğle aç karnına alınması önerilir. Arı sütünün akşam kullanılması, sinir sistemini uyararak uykusuzluğa neden olduğu için tavsiye edilmez.

Yorumlar (1)

+ Yorum Yaz

Not: Yazılan yorumların sorumluluğu yazan kişiye aittir. Yazılan yorumlardan dolayı sitemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Uyarı: 1MilyarBilgi.com'da yer alan her türlü bilgi, değerlendirme, yorum ve görüntüler kişileri bilgilendirmeye yönelik olup, hiçbir şekilde kişinin doktorundan bağımsız teşhis ve tedaviye yönlendirilmesi anlamına gelmemektedir. Burada yer alan bilgi ve değerlendirmelerin uygulanması sonucunda ortaya çıkacak doğrudan ve/veya dolaylı zararlardan www.1MilyarBilgi.com ve ilgili uzman, yazar ve editörler sorumlu olmayacaktır.