Deniz sularının ve okyanusların tuzlu olmasının en temel nedeni yeryüzünü kaplayan kayaçlardır. Atmosferde bulunan karbondioksit de, suda çözündüğünde asit oluşturur. Yani böylece, yağmur suyu asidik etki gösterir. Yağmur suları, kayaçların aşınmasına neden olur ve iyonlar oluşturur. Elektriksel yükü olan bu parçalar, yani iyonlar akarsularla denizlere ve okyanuslara taşınır. İyonlar, suda çözünmüş olarak kalır.

Okyanusların tuzlu olmasının nedenlerinden biri akarsuların denizlere taşıdığı bu maddelerdir ancak bu sorunun cevabı 1979 yılındaki bir araştırmada ortaya çıktı. National Geographic’de yer alan makaleye göre, deniz tuzluluğunun asıl nedeni okyanus tabanındaki hidrotermal bacalardır.

Deniz tuzu saçan bacalar

Sualtındaki bu bacalar, denize tonlarca mineralin mikro kristallerini salarlar. Okyanus tabanında yer alan on binlerce magma odasından geçen su, buradaki kimyasal yapıyı içine alıyor. Yani, denizin tuzu aslında dünyanın kalbindeki merkezden geliyor.

Ayrıca, araştırmalara göre gezegendeki okyanus sularının tamamı her 6 ila 8 milyon yılda bir Dünyanın içinde dolaşımını tamamlıyor ve nehirlerden gelen kimyasallar ile yerküreden gelenler birbirleriyle etkileşime geçiyor.

Okyanus ve deniz sularının tuzluluk oranının yaklaşık yüzde 3,5 olduğu biliniyor. Yani, yüzde yetmişi sularla kaplı olan yeryüzünde, denizlerdeki bütün tuzu ayırsak, dünya yüzeyini 150 metre kalınlığında bir tuz tabakasıyla kaplayabiliriz.

Bu aşırı tuzluluk oranı nedeniyle, susuzluktan ölsek bile deniz suyu içmek hiç de iyi bir fikir değildir. Tuzu uzaklaştırmak için vücut var gücüyle harekete geçer ve bütün sıvıları kullanarak dışarı atmaya çalışır. Bu nedenle çok kısa sürede tıbbi olarak ciddi sorunlar yaratan dehidrasyon (aşırı susuzluk) görülebilir.

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz

Not: Yazılan yorumların sorumluluğu yazan kişiye aittir. Yazılan yorumlardan dolayı sitemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.