Malum 11 ayın sultanı olarak nitelendirdiğimiz ramazan Ayı geldi çattı. Hal böyle olunca onunla birlikte birçok ramazan geleneği de beraberinde gelmiş oldu. Ailece iftar açmalar, pidelerin akıp gitmesi gibi birçok geleneğin olduğu ramazan ayı peki Osmanlı Devleti’nde nasıl geçiyordu? Bakalım şimdikiyle arasında nasıl farklar var?

1. Ramazan Ayını Kadılar Belirlerdi

Osmanlı döneminde ramazan ayının ne zaman geleceği önceden belli olmazdı. Bu görev ise kadılara düşüyordu. ramazan ayının gelmesi, ayın doğuşuna bağlıydı. Kadılar ayın doğuşunu takip ediyor ve yüksek tepelere çıkarak ramazan ayının gelişini haber ediyordu. Böylelikle ramazan ayının başlangıcı da belli oluyordu.

2. Diş Kirası 

Osmanlı döneminde zengin köşk veya konaklara davet edilen misafirlerin yanında fakir halk için de sofralar hazırlanır ve tanrı misafiri denilen davetsiz misafirler geri çevrilmeden yemeklere buyur edilirdi. Fakir kişilere konak sahibinin cömertliğine göre altın veya gümüş akçeler kadife keseler içinde hediye edilirdi. Buna Diş Kirası denilirdi. Bunun amacı ise yoksul kişilerin duasını alarak sevap kazanmaktı.

3. Zimem Defteri

Ramazan ayında varlıklı kimseler esnaf dükkanlarına girerek Zimem namı diğer veresiye defterini isterlerdi. Defterin baştan, sondan ve ortadan rastgele sayfalarını açar ve “Silin borçlarını, Allah kabul etsin.” diyerek sevap işlerlerdi. Ne borç sahibi ne de borcu kimin kapattığı belli olmazdı. Böylece yapılan iyilik gizli kalmış olurdu.

4. Tekne Orucu

İlk defa oruç tutacak çocuklara hediyeler verilirdi. Tam gün oruç tutamayacak çocuklara öğle vakti oruçları açtırılır ve buna ‘Tekne Orucu’ denirdi.

5. Vazgeçilmez Ramazan Eğlenceleri

Osmanlı döneminde ramazan ayı genel olarak resmi bir festival gibi geçiyordu. İnsan gece yaşarken, gündüzleri dinleniyordu. Sahur vaktine kadar Karagöz, meddah, ortaoyunu gibi programlar yapılıyor, yetenekli insanlar hünerlerini sergiliyordu. Sahura doğru ortaya çıkan davul ve mani geleneği ramazan boyunca devam ediyordu.

6. Huzur Dersleri

Ramazanın ilk 10 veya 8 gününde yapılan bu dersler şeyhülislam tarafından ulemadan belli sayıda seçilerek günlere paylaştırılır ve en liyakatli alimin bir ayeti tefsir etmesiyle gerçekleştirilirdi. Bu olay gerçekleştirilirken padişah bile olsa cemaat ile birlikte diz çökerek derslere katılırdı.

7. Yaz Tatilleri

Osmanlı döneminde üç aylık yaz tatilleri İslam dininde mübarek sayılan üç aylara göre ayarlanırdı.Bu tatillerde seçilmiş medrese talebeleri hem kendi bilgilerini pekiştirmek, hem de dini konularda halkı aydınlatmak için devletin farklı bölgelerine giderlerdi. Osmanlı’da bu olaya cerre çıkmak denirdi.

8. Narh Defteri

Osmanlı’da ramazan ayının yaklaşmasından dolayı gerek ekmek, gerekse eşya fiyatlarının inip çıkmaması için devlet tarafından sabit fiyatlar belirleniyordu. Bu fiyatların da kayda geçtiği deftere “narh defteri” deniyordu. Özellikle bu defterdeki fiyatlar fakir aileler düşünülerek ‘düşük’ tutuluyordu.

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz

Not: Yazılan yorumların sorumluluğu yazan kişiye aittir. Yazılan yorumlardan dolayı sitemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.