Organik Tarım Nedir?

Organik Tarım Nedir?

İnsanoğlu bugüne kadar sürdürmekte olduğu tarımsal faaliyetlerle, kendi yaşam alanı da dahil olmak üzere birlikte yaşadığı canlı ve cansız çevreye verdiği zararların farkına varmıştır.Bu amaçla doğa ile uyumlu,kaynakları doğru kullanan,sürdürülebilir kalkınmayı hedefleyen,hayvan refahını gözeten yeni tarımal yaklaşımlar tüm dünyada yayılmaya başlamıştır.Bu yaklaşımların bir kısmı sadece kavram olarak kalsada diğer bazı yaklaşımlar hayatımızda belirgin bir şekilde yer almaya başlamıştır.

Dünyanın değişik kesimlerinde ortaya konulan bazı tarımsal kavramlar aşağıda verilmiştir;

 

  • Alternatif Tarım
  • Biyolojik Tarım
  • Biyodinamik Tarım
  • Doğal Tarım
  • Düşük Girdili Tarım
  • Ekolojik Tarım
  • Entegre Tarım Sistemi
  • İyi Tarım Uygulamaları
  • Organik Tarım

 

Son yıllarda önemi daha fazla anlaşılan doğal kaynakların durumu, enerji sorunu,nüfus artışı,göç,kentleşme sorunları,tarım alanlarındaki sorunlar,sağlıklı,yeterli gıda üretimi sorunu,çevre kirliliği ve doğal dengenin bozulması gibi sorunları üzerine Organik-Ekolojik-Biyolojik Tarım daha önemli hale gelmiştir.

Organik tarım farklı kaynaklarda çeşitli ifadeler ile tanımlanmakta ise de Organik-Biyolojik-Ekolojik Tarım aynı anlama gelmektedir.Aşağıda organik tarımın farklı tanımlamaları yapılmıştır;

 

  • Organik tarım(Ekolojik tarım veya Biyolojik tarım);tarımsal ilaç,suni gübre,hormon,antibiyotik ve zararlı gıda katkı maddeleri gibi uygulamaları yasaklayan,üretimden tüketime her aşaması kontrollü,doğal kaynakları en iyi şekilde kullanarak sağlıklı tarımsal ürünler üretilmesini sağlayan bir tarım sistemidir.

 

  • Organik tarım (Ekolojik tarım veya Biyolojik tarım);ekolojik dengenin korunması,her türlü bitkisel,hayvansal ve su ürünleri üretimi ile kullanılacak girdilerin organik tarım metoduna uygun olarak üretilmesi veya temini ,orman ve doğal alanlardan organik tarım ilkelerine uygun olarak ürün toplanması ,bu ürünlerin işlenmesi,ambalajlanması,etiketlenmesi,depolanması,taşınması,pazarlanması,kontrolü,sertifikalandırılması ve denetimini amaçlayan,çevreye ve insan sağlığına zarar vermeyen modern tarımsal üretim tekniklerini kullanmayı kabul eden ,her aşaması kontrollü,kayıtlı ve sertifikalı bir üretim şeklidir. 

 

  • Organik tarım(Ekolojik tarım veya Biyolojik tarım);ekonomik ve sosyal sürdürülebilirliği amaçlayan,toprak verimliliğini,çevrenin korunmasını ve gıda güvenliğini esas alan bir tarımsal üretim sistemidir. 

 

  • Tüm bu ifadeler ışığında Organik-Ekolojik-Biyolojik Tarım;kimyasal gübre ve pestisit gibi yapay dış girdileri kullanmaksızın,sürdürülebilir verimliliğe dayalı,çevreye ve insan sağlığına zarar vermeden ,toprak verimliliğini ve gıda güvenliğini esas alan üretimden tüketime kadar her aşaması kontrollü ve kayıtlı olan sertifikalı bir üretim şeklidir.

ORGANİK TARIMIN İLKELERİ 

 

  • Sağlık İlkesi 

Toprak,bitki,hayvan,insan ve gezegenimizin sağlığının korunması ve geliştirilmesi gerektiği düşüncesine dayalı bir ilkedir.Bireylerin ve tür topluluklarının sağlığının, içinde bulunduğu ekosistem sağlığından ayrı düşünülemeyeceğini vurgulamaktadır.Burada vurgulanmak istenen “sağlık”; hastalık bulunmaması değildir.Sağlık;canlı sistemlerin bütünlük ve devamlılığını sağlayacak fiziksel,ruhsal,sosyal ve ekolojik iyi gidişin sürdürülmesi anlamındadır.Organik tarım özellikle sağlığın korunmasına özen gösteren ,besin kalitesi yüksek üretilmesini amaçlar.Bu açıdan bakıldığında ,sağlık üzerine olumsuz etkiye sahip gübrelerin,pestisitlerin,hormon,ilaç ve gıda katkı maddelerinin kullanılmasından kaçınılması organik tarımın temel ilkelerindendir.

 

  • Ekoloji İlkesi 

Organik tarımın ekoloji sistemleri ve ekolojik döngüleri dikkate alması,onlara uygunluk ve onlarla uyu içinde olması,onların devamlılığını sağlayıcı olması gerektiği düşüncesine dayalı bir ilkedir.Organik faaliyetler yerel şartlara,ekolojiye,kültüre ve değer yargılarına uygun olarak düzenlenmelidir.

 

  • Dürüstlük İlkesi 

Organik tarımın tüm çevreye ve hayat formlarına saygı göstererek dürüstlüğü ve adaleti sağlayıcı ilişkiler kurması gerektiği düşüncesine dayalı bir ilkedir.Bu ilke,yetiştiriciler,çalışanlar,işletmeciler,dağıtıcılar,tüccarlar ve tüketicilerin oluşturduğu organik tarımla ilgili tüm kesimlerin ,her seviyede dürüstlüğe uygun davranışı esas alan ilişkiler kurması gerektiğini vurgulamaktadır.

 

  • Duyarlılık İlkesi 

Organik tarımın,insanın ve yaşadığı çevrenin sağlığını ve iyi gidişini korumayı esas alan bir sorumluluk içerisinde ve ihtiyatla yapılması gerektiği düşüncesine dayalı bir prensiptir. 

Tüm bu ilkelere ek olarak organik tarımın 5 temel prensibi vardır; 

 

  • Doğaya Uyum 

- Ekolojik dengeye uygun üretim planlaması
- Yöre ekolojisine uygun tür,çeşit,ırk ve damızlık seçimi
- Yaban hayatın korunması
- İşletme tesis ve yapılanmasının doğal habitata uygun olması 

 

  • Kendine Yeterlik 

- Bitkisel üretim
- Hayvansal üretim
- Atık ve artık yönetimi
- Enerji temininde yenilenebilir iç kaynaklara yönelme 

 

  • Sürdürülebilirlik 

- Ekim nöbeti
- Toprak,su ve biyoçeşitliliğin korunması
- Ekonomik üretim ve işletme 

 

  • Sağlık 

- Biyolojik birikim ve kalıntılardan kaçınma
- Pestisit ve zararlı kimyasalların kullanımından kaçınma
- Hayvan sağlığı ve huzurunu sağlama
- Organik yem sağlama
- Üretimden tüketime her aşamada sağlığa uygunluk 

 

  • İzlenebilirlik 

- Standartlar ve mavzuata uyum
- Kayıt tutma
- Kontrol
- Sertifikasyon
- Akreditasyon

ORGANİK TARIMIN AMACI NEDİR ?

Organik tarım yalnızca gıda üretim yöntemi olarak görülmemelidir.Aynı zamanda organik tarım ,sürdürülebilir tarım ve kalkınma,eko-turizm,biyolojik çeşitliliğin korunması,erozyon,çölleşme ve iklim değişikliğine neden olan faktörlerin etkisinin azaltılması araçlarının unsurlarından biri olarak da görülmelidir.Bu bağlamda organik tarımın amaçlarını aşağıda olduğu gibi ifade etmek mümkündür.

 

  • Tüketiciye kaliteli ve güvenilir ürünler sunmak
  • İnsan,hayvan ve bitki sağlığını korumak
  • Biyoçeşitliliğin ve genetik kaynakların korunmasını sağlamak
  • Doğal habitat ve ekosistemlerin korunmasını sağlamak
  • Toprağın fiziksel,kimyasal ve biyolojik yapısını korumak ve geliştirmek
  • Çevre üzerine olumsuz etki yapmayacak yeni tarım teknikleri geliştirmek
  • Doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımını sağlamak
  • Tarımsal üretimde istihdamı geliştirmek ve iş gücünü verimli kullanmak
  • Üreticilere yeterli ve güvenilir gelir temin etmek
  • Üretici örgütlenmesini ve sözleşmeli tarım uygulamalarını teşvik etmek
  • Eko-turizmi,ihracatı ve üreticilerin dünya ile bütünleşmesini teşvik etmek
  • Gelecek nesilere kaynaklardan yeterince yararlanabilecekleri bir dünya bırakmak

ORGANİK TARIMIN TARİHİ

Sentetik kimyasal tarımsal girdilerin yarattığı olumsuz etkilerin hissedilmesiyle yüzyılımızın başlarında konvansiyonel tarım yöntemine alternatif sistem arayışları başlamıştır.1910 yılında Albert Howard’ın “Tarımsal Vasiyetnamesi”, 1924 yılında Dr. Rudolf Steiner’in “Biyodinamik Tarım Yöntemi” çalışmaları kapsamında birçok Avrupa ülkesinde bu konuda duyarlı üretici ve tüketiciler biraraya gelerek ekolojik tarım çalışmalarına başlamıştır.1970’li yıllara kadar devam eden çalışmlaar 1972 yılında Uluslararası Organik Tarım Hareketleri Federasyonu’nun(IFOAM/International Federation of Organic Agriculture Movement) kurulmasıyla uluslararası nitelik kazanmıştır.3 kıtadan 5 kurucu organizasyon tarafından ouşturulan IFOAM ,tüm dünyadaki ekolojik tarım hareketlerini bir çatı altında toplamayı,hareketin gelişimini sağlıklı bir şekilde yönlendirmeyi,gerekli standartlar ve yönetmelikler hazırlamayı,tüm gelişmeleri üyelerine ve tüm ilgili sektörlere aktarmayı amaçlamaktadır.

Dünya organik ürün ticareti 1980’li yıllarda gelişme göstermiş ,1990’lı yılların sonlarında özellikle deli dana,dioksin ve GDO gibi konulara karşı duyulan endişe ve tepkiler nedeni ile organik ürünlere karşı tüketici talebinde ciddi artışlar meydana gelmiş ve organik tarım birçok uluslararası kuruluşun gündemine girmiştir.

Dünyada organik tarım konusunda ilk geniş boyutlu yönetmelik AB tarafından 1991 yılında yayımlanmış ve daha sonra birçok değişiklik yapılarak 1999 yılında hayvansal ürünlerle ilgili kısım eklenmiştir.İsviçre’nin hazırladığı Bioswiss ve FAO tarafından 1999 yılında hazırlanan Codex Alimentarius’tan sonra 2000’de hazırlanarak yürürlüğe giren ABD’de NOP, Japonya’da JAS adı verilen organik tarım standartları tüm dünyada özellikle küresel pazar hareketlerini etkilemiştir.

Organik tarım özellikle son 5-6 yılda dünya çapında hızlı bir gelişme seyri göstermiştir.Günümüzde dünya üzerinde 120 ülkede yaklaşık 31,5 milyon hektar alanda ve 622.782 tarım işletmesinde organik tarım yapılmaktadır.Dünya’da en geniş organik tarım arazisine sahip ülkeler sırasıyla Avustralya(11,8 milyon ha),Arjantin(3,1 milyon ha) ,Çin(2,3 milyon ha) ve ABD (1,6 milyon ha) olarak sıralanır.Bu ülkeleri sırasıyla İtalya,Brezilya,İspanya,Almanya,Uruguay,İngiltere izlemektedir.

Dünyada kıtalara göre organik tarım alanlarını incelersek ;

  • Avrupa’da 10 milyon ha
  • Amerika’da 11 milyon ha
  • Afrika’da 1,1 milyon ha
  • Asya’da 2,8 milyon ha
  • Avustralya’da 12,1 milyon ha

 

 alanda organik tarım yapılmaktadır.

En geniş doğal toplama alanları Avrupa ve Afrika’dadır.Toplama miktarı açısından bakıldığında ise en önemli ürünler bambu sürgünleri,üzümsü meyveler ve kabuklu yemişlerdir.

Bazı ürünlerin organik olarak en çok yetiştirildiği ülkeler aşağıdaki gibidir;

  • Organik turunçgil:İtalya
  • Organik kahve:Meksika,Paraguay
  • Organik kakao:Dominik Cumhuriyeti
  • Organik üzüm:İtalya,İspanya,Fransa
  • Organik zeytin:İtalya,İspanya,Tunus
  • Organik pamuk:Türkiye,ABD
  • Organik tahıl:İtalya,ABD
  • Organik pirinç:Tayland,Filipinler

 

 

 

Captcha işaretlenmemiş.